Ateistler Müslümanlardan daha ahlaklı. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? – Mesken

Ateistler Müslümanlardan daha ahlaklı. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?

Huy, seciye ve mizaç gibi anlamlara sahip olan ahlak kavramı, insanın kendi isteğiyle, belirli bir amaca yönelik olarak iyi davranışlarda bulunması ve kötülüklerden uzak durması şeklinde tanımlanabilir. Bu ahlak tanımının içindeki “iyi davranışlarda bulunup kötülüklerden uzak durma” ifadesine özellikle dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü bir şeyin iyi ya da kötü olması, bir nesne olsun ya da en mükemmel şekilde yaratılmış insan olsun, yaratılış amacıyla ilişkilidir. Bir ateistin sahip olduğu güzel vasıflar, yaratılış amacı olan Allah’ı bilmeme veya tanımama gibi görevleri yerine getirmemesi durumunda, o kişiyi güzel özellikler sergilese bile ahlaklı biri yapmaz. Bu konuya daha detaylı olarak değindiğimiz “İyi bir Ateistin cehenneme, kötü bir Müslümanın ise cennete gitmesi adaletsizlik değil mi?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir insanın bünyesinde barındırdığı tüm nitelikler, güzel olmayabilir. Ancak bu niteliklere tamamıyla kötü de diyemeyiz. Örneğin, bir kişinin çok çalışkan, disiplinli ve hırslı olması durumunu düşünelim. Bu nitelikler genellikle olumlu olarak değerlendirilir, çünkü kişiye başarıya ve ilerlemeye yönelik potansiyel sunar. Ancak, aynı kişi aşırı rekabetçi bir tavır sergileyebilir, başkalarını manipüle etme çabasına girebilir veya ahlaki değerlere uymayan yollarla hedeflerine ulaşmaya çalışabilir. Bu durumda, kişinin bazı özellikleri (çalışkanlık, disiplin, hırslılık) olumlu olmasına rağmen, diğer özellikleri (rekabetçilik, manipülatif davranışlar) olumsuz olabilir.

Allah’ı inkar etme ve bilmeme gibi olumsuz davranışlara sahip olan ateistlerin bazı müslümanlara göre daha güzel vasıflar sergilediğini söyleyebiliriz. Bununla birlikte, bu durum bizi “ateistlerin müslümanlardan daha ahlaklı olduğu” gibi bir genelleme yapmaya yönlendirmez. Çünkü bir kişinin kafir olması, her vasfının kafir olması gerektiği anlamına gelmez. Aynı şekilde, bir kişinin müslüman olması da her vasfının müslüman olması gerektiği anlamına gelmez. Bir kafirin, müslüman vasıflara sahip olabileceği gibi, bir müslümanın da küfür vasıflarına sahip olabileceğini görebiliriz. Örneğin, bir kafir çalışkan olabilirken bir müslüman tembel olabilir. Bu durumda, önemli olan kişi değil, vasıftır. Bu nedenle kafir birisinin çalışkanlık gibi bir Müslüman sıfatı, Müslüman birisinin tembellik gibi bir kafir sıfatına galip geldiğinde, ”Kafir müslümana galip geldi” denilmez. Bunun yerine “Müslüman sıfatı(çalışkanlık) kafir sıfatına(tembellik) galip geldi” denilir.

Müslümanda kafir, kafirde ise müslüman vasıflarının olması bir çelişki olmamakla birlikte bize Allah’ın şu ayetini hatırlatıyor ; “Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.”(Tin-4) Aynı şekilde Peygamber Efendimiz’in (asm) şu hadisi şerifi de aynı anlamı destekler: “Her doğan, İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.”

Bu da demek oluyor ki, şu anki durumu ister müslüman olsun ister kafir olsun her insan yaratılış gereği en güzel, saf ve temiz şekilde yaratılmıştır. Dolayısıyla kafirlerde görülen güzel özellikler aslında Allah’ın yaratılışlarında yer verdiği güzelliklerin bir parçasıdır. Ancak, aile, yetiştirme tarzı, arkadaş çevresi gibi etkenler, Allah’ın bahşettiği diğer güzel özelliklerin üstünü örtebilir ve yaratılışın gerçeğini yansıtamayabilir.

Başka bir örneğe odaklanırsak, birinin öğrenci olması demek, o kişinin tüm öğrencilik görevlerini yerine getirdiği anlamına gelmez. Örneğin, bir öğrenci öğretmenlere ve arkadaşlarına saygılı olabilir, ancak derslerine çalışmaz ve sınavlarda kötü sonuçlar alırsa, bu kişiye iyi bir öğrenci denemez. Çünkü bir kişinin iyi bir öğrenci olmasını sağlayan en temel sebep, sınavlarda başarılı notlar almasıdır. Aynı şekilde, bir kafir kişi insanlara saygılı olabilir, çevresine iyilik yapabilir, ancak yaratılışının en önemli amacı olan Allah’ı bilme ve tanıma görevini yerine getirmediği takdirde, bu kişinin ahlaklı bir insan olduğunu söyleyemeyiz.

Soruda ifade edilen Ateistler müslümanlardan daha ahlaklı ifadesini biraz araştırdığımızda aslına hakikatin böyle olmadığını görmekteyiz. Dünyada en az suç oranının görüldüğü ülkelerden biri Suudi Arabistan olmakla birlikte, ateizmin yaygın olduğu ülkeler olan İsveç, Norveç, Belçika gibi ülkelerde tecavüz oranlarının oldukça yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle ateistler müslümanlardan daha ahlaklı ifadesi bir varsayımdan öteye geçememekle birlikte araştırmalar bize bunun tam tersi olduğunu yani inançsızlığın kişiyi “nasıl olsa hesap vermeyeceğim” düşüncesiyle her türlü kötülüğü işleyebilir bir hale getirdiğini görmekteyiz.

Facebook
WhatsApp
Twitter
LinkedIn