Vesileperestlik – Mesken

Uğrunda Yol Alınan Gayeyi Puslu Ufuklara Gömen ve Vesilelerin Ört Bas Ettiği İkinci Afet:
VESİLEPERESTLİK

İnsanlar her kutsi ideale önce aşkla bir adım atar, ardından bu ilahi aşkın ateşiyle onu yayabilmek için çeşitli yollara başvururlar. Bu kutsi ideali farklı gönüllere duyurma adına büyüme yollarına giderler, yeni yerler ve kurumlar açar, binalar ortaya koyar ve farklı ülkelere doğru ilây-ı kelimetullah davasını ulaştırma adına yola revan olurlar. Fakat burada sorun şu ki zaman ve süreçle kurumsallaşma, daha fazla insana ulaşma veya büyüme gibi unsurların sadece birer vesile olduğu unutulur ve bunlar artık bir amaca dönüşüverir. Bu durumun farkına varabilmenin en güzel yolu, mevcut hizmet edilen yerlerde henüz vazifenin tam yapılmamasına rağmen yeni yerler açılmaya çalışılıyorsa, artık orası hedefinden sapmak üzere demektir.

Böylesi müesseselerin devam etmesi, pek mümkün görünmemektedir. Sorunu tespit ettik, peki ya bu sorunun çözümü nedir? Aslında bunu bilmek çok da zor olmasa gerek. O müesseselere bakalım; tesbihatlar icra ediliyor mu, gündüzünde tilavetler, gecesinde teheccütler mevcut mu? İnsanlarla alakadar olunuyor mu? Uykular azalmış, sancılar artmış mı? Gecelerinde seccadeler gözyaşlarıyla ıslanmış mı? İşte tüm bu meselelerin sorgulandığında bu müesseselerin devamı mukadder midir, değil midir anlarız. Aksi halde vesile gayeye dönüşür ve bizler, yalnızca rakamlarla teselli bulan avarelere dönüşüveririz; öyle ki aşkla başlayan bu yolculuk, aniden sisli ufuklarda kaybolup gider ve geriye sadece hatıralar kalır. Bu nedenle her zaman hedefimize odaklanmalı ve aşkımızı canlı tutarak, yolumuzun vesilelerle örtülmesine izin vermemeliyiz.

Facebook
WhatsApp
Twitter
LinkedIn