Cevap
Değerli Kardeşimiz;
“… O büyük dâvâyı yüzde doksanına kazandıran ve yirmi senede yirmi bin adama o dâvânın kazancının vesikası ve senedi ve beratı olan iman-ı tahkikîyi eline veren ve Kur’ân-ı Hakîmin mu’cize-i mâneviyesinden neş’et edip çıkan ve bu zamanın birinci bir dâvâ vekili bulunan Risale-i Nur’dur. Demek avukat tutmak isteyen onu elde etse yeter.”(1)
O büyük dava, imanla kabre girip girememe davasıdır. Risale-i Nur’un imana dair getirmiş olduğu mukni delil ve hüccetler ise, yüzde doksanına o davayı kazandırıyor. Yani Risale-i Nur’un kuvvetli ve sarsılmaz delilleri, yüzde doksan ihtimalle imanla kabre girmeye vesile oluyor.
Bu durumda Risale-i Nur gibi bir dava vekilini elde eden, yani Risale-i Nur’un tahkikî iman derslerini hazmederek okuyup anlayan birisi, iman davasını kazanması Allah’ın izniyle daha da kolaylaşmış olur.
(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Dördüncü Mesele.
Selam ve dua ile…