Allah’ım! Sen Selâm’sın; selâm ve selâmet Senden gelir. Her şeyden üstün ve yücesin ey Celal ve İkram sahibi!
“Allahümme šalli alâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Šalâten tüncînâ bihâ min-cemîʿı’l-ehvâli ve’lâfât. Ve takḍîlenâ bi-hâ cemîʿa’l-ḥâcât. Ve tüṭahhirunâ bi-hâ min-cemîʿı’s-seyyiât. Ve terfeʿunâ bi-hâ ʿındeke aʿle’d-derecât. Ve tübelliğunâ bi-hâ aḳša’l-ğâyât. Min-cemîʿı’lḫayrâti fi’l-ḥayâti ve baʿde’l-memât. Âmin yâ Mucîbe’d-deʿavâti ve’l-ḥamdü lillâhi Rabbi’lʿâlemîn.”Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline öyle bir salat ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü afetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırlanın en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucib! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Alemlerin Rabbi olan Allah’a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
“Sübḥânallahi velḥamdü lillâhi ve lâilâhe illâllahü vallahü ekber ve lâ ḥavle ve lâ ḳuvvete illâ billâhi’l-ʿaliyyi’l-ʿaẓîm.” Âyete’l-Kürsî okunur: Bismillâhirraḥmânirraḥîm.Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
“Allahü lâ ilâhe illâ hüve’l-ḥayyü’l-ḳayyûm. “Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur.
“Lâ te’ḫuẕühû sinetün ve lâ nevm. “Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku.
“Lehû mâ fi’s-semâvâti vemâ fi’l-arḍı.”Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur.
“Menẕelleẕî yeşfeʿu ʿındehû illâ bi-iẕnih. “İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir?
“Yâʿlemü mâ beyne eydîhim ve mâ ḫalfehüm ve lâ yuḥîṭûne bi-şey’in min-ʿılmihî illâ bi-mâ şâe. Vesiʿa kürsiyyühü’s-semâvâti ve’l-arḍi. “O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.)
“Velâ yeûdü hû ḥıfẓuhümâ ve hüve’l-ʿaliyyü’l-ʿaẓîm.”Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.
“Ve hüve’l-‘aliyyü’l-‘azîmu zü’l-celâli sübḥânallâh” (1 defa)” “Sübḥânallâh” (33 defa)”Sübhanallah: Allah’ın acâib-i sanatı akıllara hayret verir! O her türlü noksandan, kusurdan uzaktır.
Sübḥâne’l-bâḳî dâimeni’l-ḥamdülillâh” (1 defa) “Elḥamdülillâh” (33 defa)Elhamdülillah: Allah’a hamd olsun. Hamd ancak Allah’a mahsustur.
“Rabbi’l-‘âlemîne te‘âlâ şânühü Allâhü Ekber” (1 defa) “Allâhü Ekber” (33 defa)Allahuekber: Allah en büyüktür, hatıra hayale gelen ve gelmeyen her şeyden daha büyük O’dur.
“Lâ ilâhe illallâhü, vaḥdehû, lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-ḥamdü, yuḥyî ve yümît ve hüve ḥayyün lâyemût, bi-yedihi’l-ḫayru ve hüve ʿalâ külli şey’in ḳadîrun ve ileyhi’l-mašîr” “Faʿlem ennehu Lâ ilâhe illâllah”(1 defa)Bil ki, Allah’tan başka ilâh yoktur.
“Lâ ilâhe illâllah”(33 defa)Allah’tan başka ilah yoktur.
“Muḥammedü’r-resûlüllâhi šallâllahü teʿâlâ ʿaleyhi vesellem.”Muhammed Allah’ın Resulüdür. Allahu Teâlâ’nın salât ve selâmı O’nun üzerine olsun.
Bismillâhirraḥmânirraḥîm.Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
İnnallâhe ve melâiketehû yüšallûne ʿale’nnebiy. Yâ eyyühelleẕîne âmenû šallû ʿaleyhi ve sellimû teslîmâ. Lebbeyk.Hz. Peygambere, Allah salat, rahmet eder, melekler de salat, dua ve istiğfar eder. Ey iman edenler! Siz de ona salat (dua) ve tam bir teslimiyetle selâm getirin. (Ahzab Suresi,56)
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline, bütün maddî ve manevî dertler ve devalar adedince çok salât, bereket ve selâm ihsan eyle.
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîrâ.Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline, bütün maddî ve manevî dertler ve devalar adedince çok salât, bereket ve selâm ihsan eyle.
Allahümme šalli ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli seyyidinâ Muḥammed. Biʿadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim ʿaleyhi ve ʿaleyhim kesîran kesîrâ.Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline, bütün maddî ve manevî dertler ve devalar adedince çok çok salât, bereket ve selâm ihsan eyle.
Šalli ve sellim yâ Rabbi ʿalâ ḥabîbike Muḥammedin ve ʿalâ cemîʿı’l-enbiyâi ve’l-mürselîn ve ʿalâ âli küllin ve šahbi küllin ecmaʿîn. Âmin ve’l-ḥamdü lillâhi Rabbi’l-ʿâlemîn.Yâ Rabbi! Habibin Muhammed’e ve bütün enbiya ve resullere her birîsinin âl ve ashabına salât ve selâm eyle. Ãmin!
Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah’a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Resûlallah.Bînler binler salât, binler binler selâm senin üzerine olsun ey Allah’ın Resulü!
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ Ḥabîballah.Binler binler salât, binler binler Selam senin üzerine olsun ey Allah’ın Habibi!
Elfü elfi šalâtin ve elfü elfi selâmin ʿaleyke yâ emîne vaḥyillâhBinler binler salât, binler bînler Selâm senin üzerine olsun ey Allah’ın vahyinin Emînî!
Allahümme šalli ve sellim ve bârik ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âlihî ve ašḥâbihî bi-ʿadedi evraḳı’l-eşcâr ve emvâci’lbiḥâr ve ḳaṭarâti’l-emṭâr vağfir lenâ verḥamnâ velṭuf binâ ve bi-Üstâẕinâ Saʿîdi’n-Nursî (radiyallahu ʿanh) ve vâlideynâ ve bi-ṭalebeti Resâili’n-Nur, yâ ilâhenâ bi-külli šalâtin minhâ eşhedü en lâilâhe illâllah ve eşhedü enne Muḥammeden Resûlüllâhi Šallallâhü ʿAleyhi Ve sellem.”Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e (asm) Âl ve Ashabına, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları, yağmurların damlaları adedince salât, selâm ve bereket indir. Günahlarımızı bağışla, bize merhamet eyle. Bize ve Üstadımız Said Nursi’ye (r.a.) ve anne babamıza ve Risale-i Nur talebelerîne, ey İlâhımız, bu salâvâtların herbirisine mukabil lûtfeyle! Allah’tan başka îlâh olmadığına Şehâdet ederim ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehâdet getiririm. Allahu Teâlâ ona salât ve selâm etsin.
BismillahirrahmanirrahimRahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Yâ Cemîlu yâ AllahEy nihayetsiz, gerçek güzellik sahibi Cemil olan Allah
Yâ Ḳarîbu yâ AllahEy herşeye nihayet derece yakın, Karib olan Allah
Yâ Mucîbu yâ AllahEy dua ve isteklere cevap veren Mücib olan Allah
Yâ Ḥabîbu yâ AllahEy sevilmeye en lâyık, gerçek sevgili Habib olan Allah
Yâ Raûfu yâ AllahEy re’fet ve hususi şefkatini gösteren Rauf olan Allah
Yâ ʿ Aṭûfu yâ AllahEy çok merhametli, yüce şefkatiyle kullanna müteveccih Atüf olan Allah
Yâ Maʿrûfu yâ AllahEy kainatı dolduran eserleriyle tanınan, bilinen Mâruf olan Allah
Yâ Lâṭîfu yâ AllahEy lutufla davranan, herşeyde nazik cemal-i san’ati, inceliği görünen Latif olan Allah
Yâ ʿ Aẓîmu yâ AllahEy sonsuz azamet, mutlak ihatalı esma sahibi Azim olan Allah
Yâ Ḥannânu yâ AllahEy çok merhamet eden, latif rahmetini gösteren Hannån olan Allah
Yâ Mennânu yâ AllahEy bol ihsan eden, hakiki iyilik ve nimet sahibi Mennân olan Allah
Yâ Deyyânu yâ AllahEy amellere layık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân olan Allah
Yâ Sübḥânu yâ AllahEy şirkten, noksan sıfatlardan münezzeh Sübhân olan Allah
Yâ Emânu yâ AllahEy bütün korkulardan emniyet verip, hıfzeden Emân olan Allah
Yâ Bürhânu yâ AllahEy yol gösteren, şeksiz, şüphesiz hüccet ve Burhân olan Allah
Yâ Sulṭânu yâ AllahEy gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultán olan Allah
Yâ Müsteʿânu yâ AllahEy kendisinden yardım dilenilen, imdad istenen Müsteân olan Allah
Yâ Muḥsinu yâ AllahEy iyilik ve ihsanı bol, güzel muamele eden, her şeyi en iyi surette yapan Muhsin olan Allah
Yâ Müteʿâlu yâ AllahEy her batıl düşünceden pak, yüce ve üstün Müteâl olan Allah
Yâ Raḥmânu yâ AllahEy bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahmân olan Allah
Yâ Raḥîmu yâ AllahEy hususi rahmet gösteren, sevgili ibadına mağ- firet edip Cennet bahşeden Rahîm olan Allah
Yâ Kerîmu yâ AllahEy çok kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerîm olan Allah
Yâ Mecîdu yâ AllahEy sonsuz şeref ve azamet ve nimet sahibi, yücelerin yücesi Mecid olan Allah
Yâ Ferdu yâ AllahEy rububiyetinde, uluhiyetinde, isim ve sıfatların- da benzeri olmayan, tek ve Ferd olan Allah
Yâ Vitru yâ AllahEy zât, şuunat, isim ve sıfatında benzeri, dengi, eşi olmayan Vitr olan Allah
Yâ Eḥadu yâ AllahEy taklit edilmez, misli yapılamaz herbir sanat ve eserinde birliği görünen Ehad olan Allah
Yâ Šamedu yâ AllahEy her şeyin, her mahlukun her ihtiyacını veren, hiç bir şeye muhtaç olmayan Samed olan Allah
Yâ Maḥmûdu yâ AllahEy hamd edilmeye en lâyık, çok övülen Mahmud olan Allah
Yâ Šâdıḳa’l-Vaʿdi yâ AllahEy vaadinde ve sözünde doğru Sâdık olan Allah
Yâ ʿAliyyu yâ AllahEy görünen ve düşünülen her şeyden daha üstün ve muallá Ali olan Allah
Yâ Ğaniyyu yâ AllahEy Mutlak zenginlik sahibi Ganî olan Allah
Yâ Şâfî yâ AllahEy maddi manevi her derde deva, her illete çare Şâfi olan Allah
Yâ Kâfî yâ AllahEy arzulanan, istenilen maddi manevi her şeye yeten Kâfî olan Allah
Yâ Muʿâfî yâ AllahEy illetlerin elem ve acısı yerine sıhhattaki saadet ve afiyet nimetini bahşeden Muâfi olan Allah
Yâ Bâḳî yâ AllahEy bütün sıfat ve esmasıyla hep var olan, varlığı zamanla sınırlanmayan Bâkî olan Allah
Yâ Hâdî yâ AllahEy her mevcuda vazifesini bildiren yaratıklığı gayeye yönlendiren, dilediğine hidayet veren Hádi olan Allah
Yâ Ḳàdiru yâ AllahEy irade ettiği her şeye kuvveti eksilmeden käfi gelen Kâdir olan Allah
Yâ Sâtiru yâ AllahEy maddi manevi ayıpları, kusurları, çirkinlikleri örtüp gizleyen Sâtir olan Allah
Yâ Ḳahhâru yâ AllahEy bütün mevcudati dize getiren, sonsuz izzet sahibi, hükmünde mutlak galip Kahhår olan Allah
Yâ Cebbâru yâ AllahEy emir ve fermanına karşı konulamayan, dilediğini yapmaya ve yaptırmaya muktedir, tamir ve ıslah eden Cebbâr olan Allah
Yâ Ğaffâru yâ AllahEy bol mağfiret sahibi, fazl ve rahmetiyle her günahı bağışlayan Gaffar olan Allah
Yâ Fettâḥu yâ AllahEy bereket kapılarını, hikmetli suretleri, ahiret âlemini, bağlı, kilitli gönülleri, tılsımlı düğümleri, kapalı yolları hayırla açan Fettâh olan Allah
Avuçlar yukarı gelecek şekilde eller açılır:
Yâ Rabbe’s-semâvâti ve’l-arḍı, yâ ẕe’l-celâli ve’l-ikrâm. Es’elüke bi-ḥaḳḳı hâẕihi’l-esmâi küllihâ entüšalliye ʿalâ seyyidinâ Muḥammedin ve ʿalâ âli Muḥammedin verḥam Muḥammeden kemâ šalleyte ve sellemte ve bârekte ve raḥimte ve teraḥḥamte ʿalâ İbrâhîme ve ʿalâ âli İbrâhîme fi’l-ʿâlemîn, Rabbenâ inneke ḥamîdü’m-mecîd, bi-raḥmetike yâ erḥamerrâḥimîn, ve’l-ḥamdülillâhi Rabbi’l-ʿâlemîn.Ey göklerin ve yerin Rabbi, ey Celâl ve İkram Sahibi! Bütün bu isimlerin hakkı için Senden İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât, selâm, bereket, rahmet ve çok şefkat ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.) ve Muhammed’in âline cümle Ålemlerde salât etmeni diliyorum. Rabbimiz, Sen her senaya lâyık Hamid; şânı yüce, kadri büyük olan Mecid’sin! Rahmetinin hürmetine, ey merhametlilerin merhametlisi Erhamerrahimin, duamızı kabul buyur.! Hamd olsun Ålemlerin Rabbi Allah’a ki, hamd ancak kendisine mahsustur.
Bismillâhirraḥmânirraḥîm Leḳad šadaḳallâhü resûlehü’r-rü’yâ bi’lhaḳḳi letedḫulünne’l-mescide’l-ḥarâme inşâallâhü âminîne muḥalliḳîne ruûseküm ve muḳaššırîne lâ teḫafûne, feʿalime mâ lem ta’lemû fecaʿale min-dûni ẕâlike fetḥan ḳarîbâ. . Hüvelleẕî ersele rasûlehû bi’l-hüdâ ve dîni’lhaḳḳı li-yuẓhirahû ʿale’d-dîni küllihî ve kefâ billâhi şehîdâ. . Muḥammedü’r-resûlüllâhi ve’lleẕîne meʿahû eşiddâü ʿale’l-küffâri ruḥamâü beynehüm terâhüm rukkeʿan sücceden yebteğûne faḍlem-minallâhi ve rıḍvânâ, sîmâhüm fî-vücûhihim min-eseri’s-sücûd. Ẕâlike meselühüm fi’t-tevrâti ve meselühüm fi’l-incîli kezerʿin aḫrace şaṭ’ehû feâzerehû festağleẓa festevâ ʿalâ sûḳıhî yuʿcibü’z-zürrâʿa li-yağîẓa bi-himü’lküffâr. Veʿadallâhü’l-leẕîne âmenü ve ʿamilü’š- šâliḥâti minhum mağfiraten ve ecran ʿaẓîmâ.And olsun ki Allah, peygamberinin rüyasının gerçek olduğunu tasdik etti. Siz, Allah dilerse, güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş veya saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz! bilir. Size, Mekke’nin fethinden önce yakın bir fetih daha ihsan etti. Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, peygamberini, Kur’an ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter. Muhammed Allah’ın Resulüdür. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı şiddetli, Kendi aralarında çok merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah’ın fazıl ve nizasını dilerken görürsün. Onların yüzlerinde secde izi vardır, işte bu, onların Tevrat’ta var olan vasıflarıdır, İncil’deki vasıfları ise şöyledir: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler. Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir. Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, mağfiret ve büyük mükafat vaad etmiştir.