Mezhepler ne lüzum var?” sorusu, “Doktorluğa ne gerek var?” veya “Mühendislik nereden çıktı?” gibi bir soruya benzer. Düşünelim, dişinizde bir ağrı var. Kanal tedavisi mi gerekiyor, yoksa tamamen çekilmesi mi gerekiyor, belki de sadece iltihap olduğu için ilaçla tedavi edilebilir mi? Bu soruların cevaplarını ve tedavi yöntemlerini bilmediğiniz için, uzman bir doktora danışmanız gerekiyor, değil mi?
Ya da bir ev inşa etmek istediğinizi düşünelim. Ne kadar çimento, ne kadar demir gerekiyor? Temel nasıl atılır? Toprağın özelliklerine bağlı olarak kaç katlı yapabilirsiniz? Tüm bu bilgilere sahip değilseniz, bu konuda uzman bir mühendisten yardım almanız gerekiyor, öyle değil mi?
İşte, mezhep imamlığı da böyle bir meslektir. Bu mesleğin çıkış sebebi; insanların, Kur’an ve sünnetten hüküm çıkaramamaları ve hükmü olmayan meseleleri, hükmü olanlara benzeterek kıyas yapamamalarıdır. Bizler, nasıl ki dünyevi meselelerde bilmediğimiz konularını konunun uzmanlarına ve ilim adamlarına sormaktayız, dini konularda ise meselenin uzmanı hocalara soruyoruz, hocalar da kitaplardan okuyup öğrendikleri fetvaları bizlere naklediyorlar. Aynı bunun gibi, Peygamber Efendimiz(asm)’den sonra, Müslümanların büyük bir çoğunluğu Kur’an ve sünnetten hüküm çıkarma gücünde olmadıkları için, meselelerinin izahlarını, ictihad yapabilen âlimlere sorar ve onlar da, İslam’ın temel kaynaklarını, Kur’an’ı ve hadisleri inceler, içtihadlarını yapar ve doğru yolu gösterirlerdi. Nasıl ki doktorlar hastalıklarımızı tedavi eder, mühendisler ise yapılarımızın güvenli ve sağlam olmasını sağlar, aynı şekilde mezhepler de bize İslam’ın farklı alanlarında doğru bilgi ve rehberlik sunar, dini hayatımızda doğru yönde ilerlememizi ve İslam’ı daha iyi anlamamızı sağlarlar.