Cevap
Değerli Kardeşimiz;
“Mesela, sen âyât-ı İlâhiyeyi tefekkür ediyorsun. Birden bir maraz ya bir iştiha ya bevl gibi bir emr-i müheyyic şiddetle senin hissine dokunuyor. Elbette senin hayalin, devâ-i illet ve kaza-i hâcetin levazımatını görecek, bakacak, onlara münasip süflî suretleri nescedecek. Ve gelen manalar ortalarından geçecekler. Geçeceklere ne beis vardır ne televvüs var ve ne zarar var ve ne hatar var. Yalnız hatar ise, hasr-ı nazardır, zann-ı zarardır.” (Sözler, Yirmi Birinci Söz, İkinci Makam, İkinci Vecih)
Bir insanın bir yeri ağrıdığında veya tuvalet ihtiyacı olduğunda veya hayalini kirlettiği zaman, yaptığı işlerde bunların aklına gelmesi kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda ayeti düşünüp tefekkür ederken ya da bir ibadet esnasında birden hastalığı tedavi ihtiyacı, şehvet duygusu ya da tuvalet ihtiyacı gibi bir ihtiyaç hasıl olabilir. Hayal hemen bu şiddetli ihtiyaçların gereğine uygun tasavvurları, anlamları ve hayalleri zihne getirmeye başlar.
Mesela, tuvalet ihtiyacı hasıl olunca hayal hemen tuvaletle ilgili şeyleri dokumaya ve zihne getirmeye başlar. Hayalin dokuduğu ve zihne gönderdiği tuvalet ile ilgili bu tasvirler ve manalar kalbin ortasından gelip geçerler. Bunlar geçerken biz bu mana ve tasvirlere dikkat kesilmememiz ve onlara hasr-ı nazar etmememiz gerekiyor.
Şayet ibadet esnasında tuvalet ile ilgili mana ve hayaller üzerinde durup düşünmeye başlarsak, yani hasr-ı nazar edersek o zaman ibadetin özüne ve ruhuna uygun hareket etmiş olmayız. Şeytan ibadetten uzaklaştırmak için bu hastalığı sürekli kullanmaya başlar ve bunu vehim hastalığına çevirir.
Çözüm olarak bizim kalbin ortasından geçip giden bu tavassur ve hayaller üzerinde durmamamız ve önemsememiz gerekiyor. Hatta bazı alimler, tuvalet ihtiyacı varken, namaz kılmanın mekruh olduğu ile ilgili hükmü bu olumsuz neticeye hamlederler. Sen namaz kılarken gideceksin tuvaletini hayalen yapacaksın, bu da seni vesveseye götüren bir olumsuz haldir. Üstad’ımız bu meseleye “Elbette senin hayalin, devâ-i illet ve kaza-i hâcetin levazımatını görecek, bakacak, onlara münasip süflî suretleri nescedecek.” cümlesini izah olarak getiriyor.
Selam ve dua ile…